Paralimpik Oyunlar: Biyolojik Sınırların Sonu mu?

Paralimpik oyunlarda kullanılan teknolojiler doğada kullanabileceğimiz daha büyüklerinin parçaları

Kaos: Doğanın Teknolojisi Paralimpik oyunlar, biyolojimize dair bildiğimiz sınırların bir efsaneden ibaret olduğunu anlatıyor. Zihnimizin sınırlarının ötesinde bambaşka bir dünya olduğunu ve oraya uzanabileceğimizi fark ediyoruz. Paralimpikteki gelişmeler, doğada henüz açığa çıkaramadığımız muazzam bir potansiyelin üzerinde oturduğumuza işaret ediyor. Bir uzvumuzu kaybettiğimizde bütünlüğümüz bozulur. Oysa kullanamadığımız bu potansiyel bizi zaten eksik bırakıyor. O potansiyele tek … Devamını oku

Yalnızlık Ekonomisi: Kapitalizmin Keşfettiği Yeni Maden

Yalnız insan teknolojiyle kendine yeni bir dünya kurabiliyor. Kapitalizm için yalnızlığı dijital bir madene dönüşüyür.

Yalnızlık: İnsanı Çevreleyen Koza Teknoloji geliştikçe insan daha mı çok yalnızlaşıyor yoksa insan her zaman yalnız mıdır? Tarihçi Jill Lepore’un düşüncelerinde yol aldığımızda karşımıza şöyle bir manzara çıkar: Yeni bir teknoloji insanı önce yalnızlaştırır. Ardından bu yalnızlığın içinden yepyeni bir sosyal ve ekonomik mimari doğar. Bu, bir “koza” evresidir. İnsan her yeni teknolojiyle birlikte yeni … Devamını oku

Arıların Anlattığı Muhteşem Hikaye | Yaşamın Gizli Mimarları

Arıların evrimi ve insan üzerinde etkileri

Her üç lokmamızdan birinde, beynimizin evriminde ve hatta karanlığı delen ışığımızda arıların izi var Küçük Canlıların Yaşama Büyük Katkısı Bir çiçek bahçesinin neden rengarenk olduğunu hiç düşündünüz mü? Arılardır o renklerin asıl sorumlusu. Sadece dışarıdaki bahçelerden de bahsetmiyorum. Şehir hayatının betonları arasında boğulurken nefes almak için hayallerimizde yarattığımız rengarenk dünyanın da mimarlarıdır onlar. Arılar doğayı … Devamını oku

Ultra Zenginler Neden Deneyim Peşinde?

Kalasik zenginlikten yeni nesil zenginliğe dönüşüm

Son yıllarda mega zenginlerin harcama eğilimlerinde bir değişim gözleniyor. Bir şeyi satın almaktan ziyade özel bir anın, bir anlamın peşindeler. Sanki yeni oluşan çevreye bir uyum geliştiriyorlar. Zenginlik: Yönetilmesi ve Temsil Edilmesi Gereken Bir Kavram Eğilimlerimiz değişiyorsa, içinde yaşadığımız çevre de dönüşüyor demektir. Bugün bu dönüşümün en çarpıcı örneğini ‘servet’ ve ‘zenginlik’ kavramında izliyoruz. Son … Devamını oku

Poker, Hayat ve Bilgi Zinciri

Poker masasının çevresinde dönen hayatın kendisi

Hayat da poker masasında olduğu gibi her el bir adım daha döner ve hayat, aldığımız her yeni pozisyonda başka bir ‘biz’ olmamızı bekler Pokerin Bana Öğrettiği: Bir Aceminin İtirafı Ankara’da geçirdiğim üniversite yıllarımda haftasonu en büyük keyfimiz, bizi bir araya getiren poker geceleriydi. Her cumartesi arkadaşlarla birlikte olur, sabahlara kadar oyunlara dalardık. Masada içki bardakları, … Devamını oku

Hayatımızın Kâr-Zarar Dengesini Doğru Hesapladığımızdan Emin miyiz?

Terazinin bi tarafında maddiyat, diğer tarafında tüy kadar hafif iç dünya. İç dünyamız dengemizi koruyan ağırlık merkezimiz

Hedeflerimizi gerçekleştiriyoruz, peki kendimizi gerçekleştirebiliyor muyuz? Hayat Muhasebesinde Kârda mıyız Zararda mıyız? Hayatımızda geldiğimiz aşamayı değerlendirmek için belli ara dönemlerde bir muhasebe yapma gereği duyuyoruz. 30’lu, 40’lı 50’li yaşlar gibi belli eşik noktaları, bu kâr-zarar dengesinin genelde yapıldığı dönemlerdir. Bu muhasebeyi yaptığımızda genelde küçük ayarlamalarla yetiniriz. Örneğin, kendimize yeni hedefler koyabiliriz. Ancak peşinden koştuğumuz şeylerin … Devamını oku

Türkiye Neden Hep Krizde? Ganimet Ekonomisi ve Sınıf Bilincinin Yitirilişi

Osmanlıdan modern Türkiyeye devlet üzerinden zenginleşme

Türkiye’de krizlerin temelinde, daha fazlasını alamamak değil, ganimet ekonomisine karşı bir alternatif güç yaratamamak yatıyor. Türkiye, Şapkadan Tavşan Çıkarmaya Çalışıyor Bir krizler ülkesinde yaşıyoruz. Eğer bir ülkede krizler süreklilik gösteriyorsa sorun rakamlarda değil, bölüşümde adaletin bozulmasından kaynaklıdır. Hatta krizi kronikleştiren unsur, bütün olanları rakamlara sığdırmaya çalışmaktır diyebiliriz. İnsana dayalı bir ekonomik sistemin içinden insanın kendisini … Devamını oku

Sonsuz Küçük Kusursuz Büyük: Doğanın Gizli Dili

Evren, gözbebeğimizdeki sarmalda yansır

Büyük Tasarımın Gizli Sarmalı Hayatın günlük akışına bir adım geriden bakabildiğim anlarda, doğanın ritmini hissedebiliyorum. Evrene kuşbakışı bakabildiğimizde, kaostan düzene, o düzenden süzülerek yeni bir kaosa doğru kıvrılan kesintisiz bir akışın içindeyiz. Sanki, ‘küçükten büyüğe ve yeniden küçüğe’ evrilen bir tasarımın içinde yaşıyoruz. Evrenin temel bir prensibi var. Her büyük şey, kendinden küçük bir şeyden doğar ve o … Devamını oku

İnsan Neden Yazar?- İçimizdeki Sonsuzluğu Aramak

Bir çocuk yazdıkça zihninin derinleriyle bağ kuruyor.

Yazarak Derinleşen Hayat Bendeki yazma arzusunun başlangıcı, ilkokul yıllarıma uzanır. Öğretmenimiz, bize günlük ve haftalık planlar yapmamızı ısrarla tavsiye eder, okuduklarımızın özetini çıkarmamızı isterdi. O yıllarda öğretmenin sözünün ağırlığı, bugünkünden çok daha fazlaydı. Bunu sadece öğretmen-öğrenci ilişkisinde hissetmezdik; ebeveynler de onların tavsiyelerini kutsal sözlermiş gibi dinlerlerdi. Çoğu arkadaşım gibi ben de bu ‘kutsal tavsiye’ye uyarak, … Devamını oku

Gen Z Bilgi Çağında Emanetini İstiyor

Gen Z, isyan bayrağı

Z Kuşağı ve Yeni İktidarın Kodları Dünya’da son zamanlarda gerçekten çok garip olaylar oluyor. 20’li yaşlardaki insanların yönetimleri değiştiren tepkilerini izliyoruz. Çoğumuza bu, tarihte daha önce gerçekleşmiş olayların bir benzeri gibi gelebilir. Tarihte karşılaştığımız kitlesel hareketlerle aralarında paralellikler kurabiliriz. Nepal’den Fas’a yayılan bu kitlesel hareketleri, ilk bakışta sadece pastadan daha büyük pay isteyen bir neslin … Devamını oku

Ezilenlerin Egemene Meydan Okuduğu Arena: Futbol

Futbolun politik gücü

Tarih, genellikle savaşların, bilimsel keşiflerin ve siyasi dehaların hikayeleriyle yazılır. Albert Einstein’ın görelilik teorisi, Winston Churchill’in II. Dünya Savaşı’ndaki liderliği veya Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi… Bunlar, dünyayı yeniden şekillendiren “büyük insanların” eserleridir. Ancak ne bir diploma ne de bir ünvan gerektiren, sadece üstün yetenek ve oyun zekasıyla inşa edilen bir tarih daha var: ayaklarıyla … Devamını oku

Futbol: Sahadaki Ayaklar, Toplumdaki Dönüşümler

Futbol, bir ayak oyunu ve toplumu dönüştüren güç

Spor branşları arasında en kitlesel ve popüler olan futbol, siyasi ve sosyal tüm olgularda merkezi bir rol oynar. Futbol, farklı kültürleri birbirine yaklaştırır, toplumun psikolojisini yansıtır ve insanlara güçlü bir kimlik kazandırır. Futbolun politika ile olan bu ayrılmaz bağı, siyasi ihtilaflardan cinsiyet ayrımcılığına, ülkelerin kredi skorunu yükseltmekten bağımsızlık ateşini yakmaya kadar birçok alanda tartışılmaz derecede … Devamını oku

Emojiler: Yeni Alfabenin Habercileri

Emojiler, yeni alfabe

Gelişen teknoloji, yaşamı her boyutuyla yeni bir düzleme taşıyor. Tıpkı yakıtını tüketen yıldızın bir süpernovayla evrene saçılması ve yeni hayatlara zemin hazırlaması gibi, 21. yüzyıla girerken yaşadığımız dijital patlama da insanlığa yeni bir hayat vadediyor. Teknolojinin bu baş döndürücü hızı, beraberinde yeni kavramlar, değerler ve iletişim biçimleri getiriyor. İnsanlık, artık bu değişimi yalnız yaşamıyor; yapay zekâyla kurduğu ortaklık sayesinde kendi dijital hikâyesini yazıyor. … Devamını oku

Kaliteli Yaşlılık, Gençliğimize Attığımız Anlam Tohumlarında Saklı

Yaşlılık ve gençlik bir bütün. Yaşlılık, gençliğin devamıdır

Gelecekte keşke daha az stres yapsaydım dememek için bugün ne yapabilirsin? Güzel bir hayat yaşadığımızı söyleyebilmemiz için geçmişe çok az pişmanlıklarla bakabilmemiz gerekiyor. Geçmişten gelen heyecanımız yaşlılığımıza aynı canlılıkla akıyorsa hayatı bir bütün olarak mutlu yaşadığımızı söyleyebiliriz. Ancak yaşlılığımızı kötü yaşıyorsak, gençliğimizi gerçekte kötü değerlendirmişizdir. Hayatımızın tecrübe kazandığımız yılları başarılarla dolu olsa da ardından gelen … Devamını oku

İyiliğin Zorluğu, Kötülüğün Sıradanlığı

Sıradan düşünmeyen insanlar

Bugünlerde eksikliğini en çok hissettiğimiz şey, galiba empati yoksunluğu. Sosyal medyada birbirimize attığımız kibirli yorumlardan, trafikte birbirimize gösterdiğimiz sabırsızlığa kadar… Neredeyse her an, birbirimizi dinlemek yerine, hep bir açık arıyoruz. İçimizdeki iyiyi kaybetmiş gibiyiz. Belki de iyilik, kötülüğün bu kadar sıradanlaştığı bir zamanda, bizden umudunu kesip, içimizdeki en korunaklı köşeye sığınmış durumda. Onu saklandığı yerden … Devamını oku