Kayıp Zamanın İzinde | Zihnin İçsel Evreni

Kayıp zamanın izinde, madlenin çaya batırılmasıyla kaıp zamanlar da ortaya çıkıyor.

Zamanı En Basit Nasıl Anlatabilirsiniz? Çoğu insan Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde‘sini çok karışık bulur. Ancak son derece karmaşık insan doğası daha ne kadar basit anlatılabilir ki? Üstelik insan doğasının saf zamandan meydana geldiğini kabul edersek, Proust’un yaptığı iş tek kelimeyle dâhiyanedir. Çünkü o, insanı bir varlıktan ziyade, geçmişin, şimdinin ve geleceğin iç içe geçtiği sürekli … Devamını oku

Malzeme Bilimi: Her Hayal Bir Maddedir

Malzeme biliminin babası sanayi tanrısı, topal ve çirkin Hephaistos. Medeniyetin kurucusu

Atomların Dansı, Kusurların Zarafeti Teknolojinin hızlı gelişmesi malzeme biliminin de hızla gelişmesine neden oluyor. Kuantum dünyadaki gelişmelerle artık maddenin daha derinlerine inebiliyoruz. Atomların sıralanışını değiştirdikçe yeni malzemeler elde ediyoruz. Bu bize şunu söylüyor: Hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Üzerine yazdığımız kağıt, su içtiğimiz cam bardak bir zamanlar ağaç ve kumdu. Yemek yediğimiz çatal ve kaşık, … Devamını oku

Simya: Maddeyi Ruhun Ateşinde Eritmek

Altına ulaşmaya çalışan simyacı, aslında insanın özüne ulaşmaya çalışır.

Kömür Yakıcılığından Kâmil İnsana Çağlar boyunca insanlık, altının büyüsünün peşinden koştu. Yeryüzünde ondan daha nadir, hatta daha değerli madenler olsa da, hiçbiri altın kadar çekici olmadı. 18. yüzyılda modern kimya, bu hayalin laboratuvarda gerçekleşemeyeceğini söyledi. Ama tarihin derinliklerinde, gerçeğin çok daha farklı bir boyutu olduğunu anlatan hikayeler saklı. Çoğumuz simyayı ya bir büyücülük ya da … Devamını oku

Uykunun Evrimi: Karanlıktan Yapay Aydınlığa

Uykunun evrimi, ağaç dallarında uyuyan atalarımızdan yapay ışıkların dünyasında uyumaya çalışan insana uzanıyor

Karanlığın Çağrısı ve Varlığın Yenilenmesi Her gece yaptığımız en sıradan eylem, insanlık tarihinin en karmaşık dönüşümlerinden birini saklıyor. Teslim olduğumuz bu karanlık, aslında en üretken saatlerimize karşılık gelir. Neden Uyuruz? Uyku, canlılığın en savunmasız ama en üretken halidir. İnsan, ömrünün üçte birini “hiçbir şey yapmayarak” geçirmek üzere programlanmıştır. Bu bir hata değil, bir sistem güncellemesidir. … Devamını oku

Boğa Güreşleri: Kaosun Kontrolsüz Güçle Dansı

Boğa güreşlerinde gücü temsil eden boğayı, kaosu temsil eden matador dizginler

Ritüeller: Hafızamızdaki Arşiv Etiketleri Boğa güreşleri doğanın işleyişinin bir temsili gibidir. Ve çoğu insan bu ritüelin maskülen bir ağırlığı olduğunu söyler. Ama gerçekten öyle mi? Matadorun zarif pelerin hamleleri, doğadaki dişil gücün katı erilliği cezbeden titreşimleri değil midir? Sürekli yeni düzenler yaratan bir kaosun içindeyiz. Dünyayı yıkıp yeniden kurmadığımız bir an yok. Her eski düzeni hikâyeleştiriyor, bir ritüelle … Devamını oku

Yalnızlık Ekonomisi: Kapitalizmin Keşfettiği Yeni Maden

Yalnız insan teknolojiyle kendine yeni bir dünya kurabiliyor. Kapitalizm için yalnızlığı dijital bir madene dönüşüyür.

Yalnızlık: İnsanı Çevreleyen Koza Teknoloji geliştikçe insan daha mı çok yalnızlaşıyor yoksa insan her zaman yalnız mıdır? Tarihçi Jill Lepore’un düşüncelerinde yol aldığımızda karşımıza şöyle bir manzara çıkar: Yeni bir teknoloji insanı önce yalnızlaştırır. Ardından bu yalnızlığın içinden yepyeni bir sosyal ve ekonomik mimari doğar. Bu, bir “koza” evresidir. İnsan her yeni teknolojiyle birlikte yeni … Devamını oku

Yapay Zeka Ajanları Toplumu: Yanı Başımızdaki Paralel Medeniyet

Görünen dünyanın üzerinde birbirine bağlı paralel bir dünya, insanın göremediği paralel medeniyet

İnsan artık sadece seyreden konumunda mı? Büyük Patlamadan Sonraki ilk Sıçrama: Bilgi Yapay Zeka Ajanlarıyla Ergenlik Dönemine mi Giriyor? Karanlık bir evrende, Tanrı’nın unuttuğunu düşündüğümüz bu köşesinde, yeni bir tür faaliyet söz konusu. Cansız bir varlığın —yapay zeka ajanlarının—kendi aralarında bir toplum inşa etme çabasına şahit oluyoruz. Sanki, 13.8 milyar yıl önce Büyük Patlama’yla başlayan … Devamını oku

Sonsuz Küçük Kusursuz Büyük: Doğanın Gizli Dili

Evren, gözbebeğimizdeki sarmalda yansır

Büyük Tasarımın Gizli Sarmalı Hayatın günlük akışına bir adım geriden bakabildiğim anlarda, doğanın ritmini hissedebiliyorum. Evrene kuşbakışı bakabildiğimizde, kaostan düzene, o düzenden süzülerek yeni bir kaosa doğru kıvrılan kesintisiz bir akışın içindeyiz. Sanki, ‘küçükten büyüğe ve yeniden küçüğe’ evrilen bir tasarımın içinde yaşıyoruz. Evrenin temel bir prensibi var. Her büyük şey, kendinden küçük bir şeyden doğar ve o … Devamını oku

YZ ile Yeniden Doğuş: İnsan Odaklı Felsefeden Kozmik Felsefeye

Yapay zeka ile bir felsefe çağına giriyoruz

Bugünkü Felsefe Büyüyen Dünyamıza Neden Küçük Geliyor? Felsefe insanla başlar. Çevremizi, onun dünyayla bağını ve daha ötesini düşünmeden edemeyiz. Yaratıcı güç, bu merak duygusunu içimize yerleştirip bizi dünyaya gönderir. Hep bir ötesine ulaşma çabası, insanı diğer canlılardan ayıran temel özelliğin sonucudur: Süreklilik. İlk insansılardan bugünkü modern insana kadar uzanan hafızamız hiç kopmamıştır. Bizi diğer canlılardan … Devamını oku

Yapay Zeka Nobel’i Bir Arşiv Etiketine mi Dönüştürüyor?: Bir Düşünce Deneyi

Nobel Ödülü yapay zeka arşiv etiketi

Bilim Hızlandıkça, Nobel Neden Yavaşlıyor? Bilginin bu kadar hızlı çoğaldığı bir zamanda Nobel ödüllerini alanların daha genç olmasını beklersiniz değil mi? Yapay zeka ile birlikte zihnimizin sınırlarının genişlediği bu dönemde ben de bunun böyle olacağını düşünmüştüm. Oysa yanılmışım; durum bunun tam tersiymiş. Araştırmalar gösteriyor ki, özellikle fizik, kimya ve tıp gibi temel bilimlerde, Nobel alan … Devamını oku

Gen Z Bilgi Çağında Emanetini İstiyor

Gen Z, isyan bayrağı

Z Kuşağı ve Yeni İktidarın Kodları Dünya’da son zamanlarda gerçekten çok garip olaylar oluyor. 20’li yaşlardaki insanların yönetimleri değiştiren tepkilerini izliyoruz. Çoğumuza bu, tarihte daha önce gerçekleşmiş olayların bir benzeri gibi gelebilir. Tarihte karşılaştığımız kitlesel hareketlerle aralarında paralellikler kurabiliriz. Nepal’den Fas’a yayılan bu kitlesel hareketleri, ilk bakışta sadece pastadan daha büyük pay isteyen bir neslin … Devamını oku

Hepimizin İçinde Bir Afrika Var

İnsanlığın Afrika'dan çıkış hikayesi

Afrika’dan Çıkış Bir Irkın Değil, İnsanlığın Yolculuğuydu Afrika’nın Dünya medeniyetine hiçbir katkısı olmadığı görüşü, artık tarihin tozlu raflarında kalan politik bir önyargıdan ibaret. İnsanlığın kaderini etkileyen olayların çıkış noktasının Afrika olduğunu nesnel tarih ve bilim de destekliyor. Bir zamanlar, Afrika’nın Dünya tarihinde bir yeri olmadığını savunan Hegel’in tam tersine, bu kadim toprakların insanlık tarihindeki önemi … Devamını oku

İklim Krizi Kusursuz Kıyametin Habercisi mi?

Doğadaki zincir kopuyor. İklim krizi, doğanın gizli gücünü ortaya çıkarıyor.

İklim Krizinin Tetikleyebileceği Bilimsel Felaket Senaryoları Dünyamız, her geçen gün yeni bir fırtına, sel veya orman yangınıyla sarsılıyor. Listeye yanardağ patlamaları, tsunamiler ve depremler gibi daha yıkıcı doğa olaylarını da eklemek mümkün. İklim krizi denince, bu felaketlerin dışında farklı senaryoları pek aklımıza getirmiyoruz. Oysa krizi önlemek adına yaptığımız her müdahalenin, bizi bilmediğimiz bir felaketin eşiğine … Devamını oku

Bir Düşünce Deneyi: Genie 3, İnsanlık 2.0 İçin Bir Katalizör mü?

Genie 3 zihni simüle eden teknoloji

Teknolojik yenilikler birbirini kovaladıkça, insanın hayal gücünün sınırları da bir o kadar genişliyor. Yaşadığımız çağda, dünün “imkânsız” kabul edilen fenomenlerinin varlığını artık daha net hissedebiliyoruz. Düşünce üretmekte bir sıkıntı çekmiyoruz. Asıl mesele, zihnimizdeki bu düşünce selini basit ve hızlı bir şekilde somutlaştırıp aktarabilmekte yatıyor. Bu düşünce, son zamanlarda beni her zamankinden daha fazla meşgul ediyordu. … Devamını oku

Ben mi Değiştim Yoksa Hafızam Bana Oyun mu Oynuyor?

değişim, insan benliği

Kadere inanmamız, kontrol edemediğimiz bir değişimi yaşıyor olmamızdan kaynaklanıyor. Bizi önüne katıp sürükleyen doğada her şey başkalaşım içinde. Her şey geçici bir varoluşa sahip, çünkü madde sürekli dönüşüyor. Demir oksitleniyor, kıtalar kayıyor, su buharlaşıyor. Yediğimiz bir hayvan bize dönüşüyor, hücreler bölünüyor ve biz yaşlanıyoruz. Ancak biz, özünde hareket olan doğada kendimizi değişmiyor gibi algılayabiliyoruz. Bu, … Devamını oku