Hakkında


Monolog neden kuruldu?

Monolog, teknolojinin bizi dönüştürdüğü bu çağda, değişimin tam ortasında duran bir kişisel blog. Çünkü bugün tek bir uzmanlık yeterli değil; sektörler dahi birbirine yakınlaşmadan kitlelerini büyütemiyor. Kendinizi mesleki olarak ne kadar yeterli görseniz de, paylaşımın bu denli yoğun olduğu bir çağda sosyal yönden geri kalmak başarıyı da etkiliyor. Bu yüzden bildiğiniz her şey sürekli güncellenirken, eski uzmanlıklara güvenip değişime adapte olmamak sizi sadece geriye götürüyor.

Monolog’da birçok konu başlığı görebilirsiniz ve neden belli bir alanda yazmadığımı sorabilirsiniz. Bunun sebebi, yaşadığımız çağın hepimizi birbirimize bağlaması. Kategoriler çok olsa da teknoloji sayesinde hepsi temelde birbirine bağlanıyor. Öyle ki teknoloji, benzer hayatları yaşamamıza sebep oluyor.

Dünyanın herhangi bir yerinde üretilen teknoloji, hepimizi anında etkiliyor. Bu durum, ortak sorunlarımızın olmasına sebep oluyor. Ortak bir yaşam ve kültür yaratıyoruz. Yapay zeka, hepimizden topladığı verilerden ortak bir cevap üretip bize sunuyor. Sonuçta ortak kullandığımız teknoloji ile ortak bir tarih yaratıyoruz.

Farklı başlıklarda yazıyor görünsem de aslında tek bir konuda yazıyorum. Bu sitenin konusu olan kategorilerde teknolojiye değinmeden tamamladığım çok az yazı var. Ancak teknolojiyi konuşurken felsefeden, yapay zekayı tartışırken edebiyattan besleniyorum. Çünkü insanlık, kodlardan ve hikayelerden aynı anda besleniyor.

Bir teknoloji devrimi yaşıyoruz. Teknoloji, bizi dönüştürüyor. Başka biri oluyoruz. Yaşadığımız ekonomik düzenden bireysel ilişkilerimize kadar her şey evriliyor. Mesela bugün insan eliyle yaratılan sorunlara, yine insanın yarattığı yapay zekayla çözüm üretebiliyoruz. Bir muhasebeci ChatGPT ile raporlarını yazarken, öğretmenler öğrencilerinden öğreniyor. Öngöremediğimiz bir dünyada yeni çağ, bana inanılmaz konu zenginliği veriyor.

Yakında yapay zekanın bir çok işi devralması bekleniyor. Bunun dışında birçok mesleğin tasfiye olacağı ve yeni mesleklerin ortaya çıkacağı bir dönemdeyiz. Kısacası yeniden doğduğumuz bir zamanı yaşıyoruz. Bu sebeple kendimize değer katacak yeni yetenekler ve bir bakış açısı geliştirmemiz kaçınılmaz oluyor.

Böyle bir ortamda düşüncelerimi kendimle yaptığım sohbetle geliştiriyorum. Monolog, bu düşünce doğrultusunda kurulan kişisel bir blog. Yeni bir konu ve fikir hakkında yazdığım, yazarak yeni şeyler öğrendiğim ve öğrendiklerimi kişisel görüş ve düşüncelerimle zenginleştirerek paylaştığım bir platform. Yazdıklarımı Zihin Karmaşası podcastinde ve You Tube kanalımda seslendiriyorum. Umarım kendime, çevreme, yazılarımı okuyanlara ve beni dinleyenlere bir değer katabilirim.

Eğer sizde bu gürültüde düşüncelerinizle başbaşa kalacak bir ânı kovalıyorsanız, Monolog aradığınız yer olabilir. Bu dönüşüm yolculuğunda bana katılın. Her Pazar saat 10:00’da yeni bir yazı ve yayında buluşalım.

Haftalık Blog Yazılarımızı İlk Okuyan Siz Olun: Şimdi Abone Olun!


Yazar Hakkında

Hakan Tanar

Merhaba, ben Hakan Tanar. Bir blog yazarı ve podcast yayıncısıyım.

30 yıl boyunca satış ve pazarlama sektöründe faaliyet gösterdim ve 2023 yılında bu alandan ayrıldım. Yaşadığım deneyimler, hayatın farklı yönlerini görmemi sağladı. Bu deneyimlerden edindiğim kişisel görüşlerimi ve düşüncelerimi hikayeleştirerek Monolog’da paylaşıyorum.

Geniş bir yelpazede düşünce üretmeye çalışıyorum. Şunu çok iyi biliyorum ki, bir konuda ne kadar çok şey bilsek de bizi farklı düşünceler zenginleştirir. Çünkü bildiğimizi düşündüğümüz şeyler, aslında başka konuların içinde saklıdır; her şey birbirini tamamlar. Eksik kalan tarafımızı tamamladıkça bu, mesleğimize, çevremize ve sonuçta hayatımıza yansır.

Monolog, yüzeysel değil, daha derinlere inmeye çalıştığımız düşünce deneyleri ve sorgulayıcı sohbetler bulacağınız bir kişisel blogdur. Bu platformda yazdıklarımı aynı zamanda Zihin Karmaşası podcast’inde ve YouTube kanalımda seslendiriyorum.

Her kavramın bir dönüşüm içinde olduğu bu çağda, paylaşmak hiç bu kadar önemli olmadı. Bu sebeple sloganımız: “Kişisel görüşler, düşünceler ve deneyimler.. Her şeyin dönüştüğü bir çağda, söyleyecek bir şeyim var.”

Her Pazar, tam da bu dönüşümün içinde, birlikte öğrenmenin keyfine varacağımız yeni bir içerikle düşüncelerimizi paylaşacağız. Eğer bu sohbetlerden bir fikir çıkıyorsa, Monolog amacına ulaşmış demektir.