Ölüm Yaşamı Sınırlayabilir mi?

Ölüm bir son olmayabilir.

Edgar Allan Poe’dan Einsten’a, Proust’tan Nolan’a Ölüm Sonrası Yaşam Arayışımızın Hikayesi “Hayatı ölümden ayıran sınır belli belirsizdir. Birinin nerede bittiği diğerinin nerede başladığını kim bilebilir?“ Bu sözler, Edgar Allan Poe’nın bir katalepsi hastasının korkularını anlatan ‘Diri Diri Gömülmek’ öyküsüne ait. Bu öyküsünde Poe, insanın bütün yaşam fonksiyonlarının durduğu ama hayatın askıda kaldığı geçici bir duraklamada … Devamını oku

Bir Düşünce Deneyi: Genie 3, İnsanlık 2.0 İçin Bir Katalizör mü?

Genie 3 zihni simüle eden teknoloji

Teknolojik yenilikler birbirini kovaladıkça, insanın hayal gücünün sınırları da bir o kadar genişliyor. Yaşadığımız çağda, dünün “imkânsız” kabul edilen fenomenlerinin varlığını artık daha net hissedebiliyoruz. Düşünce üretmekte bir sıkıntı çekmiyoruz. Asıl mesele, zihnimizdeki bu düşünce selini basit ve hızlı bir şekilde somutlaştırıp aktarabilmekte yatıyor. Bu düşünce, son zamanlarda beni her zamankinden daha fazla meşgul ediyordu. … Devamını oku

Ezilenlerin Egemene Meydan Okuduğu Arena: Futbol

Futbolun politik gücü

Tarih, genellikle savaşların, bilimsel keşiflerin ve siyasi dehaların hikayeleriyle yazılır. Albert Einstein’ın görelilik teorisi, Winston Churchill’in II. Dünya Savaşı’ndaki liderliği veya Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi… Bunlar, dünyayı yeniden şekillendiren “büyük insanların” eserleridir. Ancak ne bir diploma ne de bir ünvan gerektiren, sadece üstün yetenek ve oyun zekasıyla inşa edilen bir tarih daha var: ayaklarıyla … Devamını oku

Futbol: Sahadaki Ayaklar, Toplumdaki Dönüşümler

Futbol, bir ayak oyunu ve toplumu dönüştüren güç

Spor branşları arasında en kitlesel ve popüler olan futbol, siyasi ve sosyal tüm olgularda merkezi bir rol oynar. Futbol, farklı kültürleri birbirine yaklaştırır, toplumun psikolojisini yansıtır ve insanlara güçlü bir kimlik kazandırır. Futbolun politika ile olan bu ayrılmaz bağı, siyasi ihtilaflardan cinsiyet ayrımcılığına, ülkelerin kredi skorunu yükseltmekten bağımsızlık ateşini yakmaya kadar birçok alanda tartışılmaz derecede … Devamını oku

Mission: Impossible/Görevimiz Tehlike: İnsanın Teknoloji Yolculuğunun Aynası

Mission: Impossible/Görevimiz Tehlike, İnsanın Teknolojideki yolculuğunun aynası

Bazı filmler zamanda adeta kristalleşirler. “Baba (Godfather)” gibi kült filmler geçmişin unutulmaz bir anıtı olarak anılarımızdan kolay kolay silinmezler. Onlar, kendi dönemlerinde zirveye ulaşıp o haliyle zamanda donarlar. Bazı filmlerin ise bir doğum tarihi vardır ve zamanla evrilirler. Zamanla öyle bir bütünleşirler ki, kuşaklar geçse de yaşamaya devam ederler. Mesela, ülkemizde “Görevimiz Tehlike“ adıyla bilinen … Devamını oku

Katılım Bankacılığı 2.0: Dijital Çağda Faizsiz Finansın Yükselişi

Katılım bankacılığı 2.0, faizsiz finans

Üretilen teknolojilerin her zaman felsefi bir derinliği olmuştur. Teknoloji, insanlık tarihi boyunca sadece sorunlara farklı çözümler üretmez. Evrene ve kendimize dair algılarımızın da kökten değişmesine sebep olur. Örneğin teleskobun keşfi, dünyanın evrenin merkezi olmadığı gerçeğini gözler önüne serdiğinde felsefi ve dini inançlarımız sarsıldı. Bugün de günümüzün hızla gelişen teknolojileri benzer bir dönüşüm potansiyeli taşıyorlar. Bu … Devamını oku

İslami Finans’ta Paranın Seyri: Faizsiz Ekonomiye Yolculuk

İslami finans, faizsiz bankacılık

Duyularımızla algıladığımız nesnel gerçekliğe, inanç ve değerlerimizle anlamlar yükleriz. Deneyimlediğimiz dünya, aslında içimizdeki manevi filtremizden geçirdiğimiz inançların ve yorumların yansımasıdır. Örneğin domuz eti bir inanca göre haramken, bir başka inanca mensup birisi için gayet besleyici bir protein kaynağıdır. Siyah, kimi inançlarda yası temsil ederken, aynı duygunun bir başka dindeki simgesi beyazdır. Sonuçta dış dünyada temsili … Devamını oku

Moby Dick: Hakikat Doğaya Uyumda mı, Tanrı’ya İsyanda mı?

Moby Dick ve Kaptan Ahab'ın savaşı. Parsi, beyaz balinaya yapışmış, Ahab'a kılavuzluk ediyor.

“Kötü bir kitap yazdım ve kendimi kuzu kadar lekesiz hissediyorum” Herman Melville, Nathaniel Hawthorne’ a mektubundan; 17 Kasım 1851 İnançlarımız, doğayı algılayışımızda merkezi bir rol oynar. Çevremizdeki nesnelere anlam yüklerken, dinlediğimiz hikâyeleri yorumlarken, zihnimiz onları kaçınılmaz olarak inancımızın süzgecinden geçirir. Bu durum, gerçekliği kendi imgelerimizle örtüşecek şekilde bükmemize yol açar.  Örneğin Herman Melville’in Moby Dick … Devamını oku

Gotama Buddha’nın 2500 Yıllık Işığı, Bugün Bize Ne Söylüyor?

Gotama Buddha, aydınlanmaya ulaşırken

“Bütün bileşik şeyler çürümeye mahkûmdur. Ciddiyetle çabalayın.” Buddha Tarihi gerçek ile efsaneyi birbirinden ayırmak gerekir. Her din, mucizeleri temel alsa da özünde gerçek bir kişi ve yaşanmışlıklar etrafında oluşur. Ancak efsanelerin arkasındaki gerçeğe ulaşmak zordur. Bir altın madeninin içinde çamur ve sudan başka birşey olmasa da gerçek o çamurun altındadır. Ona ulaşmanın zor olması, bu … Devamını oku

Tarih Gerçeğe Ne Kadar Yaklaşabilir?

Tarih tam gerçeğe ulaşamaz

Bu haftaki yazım Budizm üzerine olacaktı. Uzun zamandır Doğu maneviyatı üzerine yazmayı istiyordum. Hazırlıklarımı buna göre tamamladım ve Gotama Buddha‘yı anlatan bir giriş yazmaya başladım. Ancak girizgahı yaparken klavyem beni bambaşka bir yöne sürükledi. Tuşlara bastıkça yazının mucizelerle dolu bir hikayeye büründüğünü gördüm. Aslında inançlarımızı ve tarihi algılayışımızı derinden etkileyen temel bir soruya cevap aramadan, … Devamını oku

İsrail’in Kadim Stratejisi, Kral Davut’un Sapanı, Barışı da Getirir mi?

Kral Davut'un sapanı, en ileri teknoloji silahlardan daha etkili olabilir.

Hayat, hepimiz için sevinçler, hüzünler, kayıplar ve mücadelelerden oluşan bir döngü içinde yaşanır. Bu kısa ömrün içinde edindiğimiz her tecrübe, kişisel bilincimizi şekillendirir. Ancak bu, tek başına bize ait bir bilinç değildir. Yaşadığımız coğrafyanın ve atalarımızın bize bıraktığı ortak hafızanın bir devamıdır. Yarattığımız öznel bilinç, mensubu olduğumuz milletin ortak ruhunu ve tarihini zenginleştiren bireysel bir … Devamını oku

Arama: Evrenle Yaptığımız En Saf Diyalog

Arama çubuğu, aramanın evrimi

Geliştirdiğimiz teknolojiler sadece konforumuzu artırmıyor, bizi nasıl bir geleceğin beklediğini gösteren ipuçlarını da veriyor. Geleceği belirginleştirmek, bu ipuçlarının geldiği kökleri daha iyi kavrayabilmemize bağlı. İşin doğrusu, kırılma anları yaşadığımız bu zamanları anlamak, insanlık tarihinin bir muhasebesini yapmadan başarabileceğimiz bir şey değil. Gerçekten de olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Bugün ulaştığımız son teknolojiler, insanlığın bilinmezliklerle dolu zamanlarda … Devamını oku

Kütleçekimi: Evrenin Görünmez Mimarı ve Kara Deliklerin Sırrı

Kütleçekimi ve karadelikler

Evrende her şey düşme eğilimindedir. Bu eğilimin sebebi olan kütleçekiminin aynı zamanda zarif bir dengeleyici tarafı vardır. Onu, sadece ayaklarımızı yere bastıran bir kuvvet olarak düşünmek yanlış olur. Kütleçekimi aynı zamanda galaksileri birleştiren, hissettiğimiz ama göremediğimiz evrensel bir güçtür. Yıldızların doğumundan gezegenlerin dansına kadar her şeyin mimarıdır. Belki de en büyük mucizesi, varlığımızı borçlu olduğumuz … Devamını oku

Teknolojik Eşitsizlik, Yeni Bir Kavimler Göçü Yaratır mı?

Modern kavimler göçü

Bugün dünyada derin bir gelir adaletsizliği yaşanıyor. Dünya’nın çehresini değiştiren teknolojik ve endüstriyel devrimler, genel refah ve verimliliği artırsa da, bu sadece belirli bölgelerde yoğunlaşıyor. Özellikle kuzey ve güney yarımküreler arasındaki uçurum, refah getirdiği iddia edilen bu devrimlerle daha da derinleşiyor. Dünya zenginliğinden alacağınız pay, yeteneklerinizden ve eğitiminizden ziyade, büyük ölçüde yaşadığınız ülkeye göre değişiyor. … Devamını oku

Milli Yapay Zeka Bir Ülkenin Bağımsızlığını Garanti Eder mi?

Milli Yapay Zeka bağımsızlığı sağlar mı?

Yapay zeka, bir ülkenin refahını ve anlam dünyasını genişlettiği kadar güvenliğinin başladığı sınırları da ileriye taşıyor. Ülkeler, güvenliklerini tamamen YZ’nin merkezde olduğu yeni bir konsepte göre uyarlıyorlar. Bu konsepte göre güvenlik, fiziki sınırlar önemli olmakla birlikte insanın zihnindekini korumaktan başlıyor. İşin doğrusu eşsiz birer veri olan her bireyin ürettiği değer, stratejik sınır hattı haline geliyor. … Devamını oku