Hakkında


Monolog neden var?

Dünya çok hızlı değişiyor.

Yapay zekâ, kuantum bilgisayarlar, genetik bilim, yeni malzemeler ve daha önce hayal bile edemediğimiz teknolojiler yalnızca kullandığımız araçları değiştirmiyor. Tarihi, ekonomiyi, kültürü, çalışma biçimimizi ve gündelik hayatımızı da dönüştürüyor.

Çünkü teknoloji artık hayatın dışında duran bir araç değil, içinde yaşadığımız dünyanın bir parçası.

Dünyanın bir ucunda ortaya çıkan bir teknoloji, kısa süre içinde hepimizin hayatına dokunabiliyor. Aynı teknolojileri kullanıyor, benzer sorunlarla karşılaşıyoruz. Birbirimizden öğrendiğimiz yeni bir kültürün içinde yaşıyoruz.

Yapay zekâ artık yalnızca bizim verdiğimiz talimatları uygulamıyor, insanlığın ürettiği bilgiden yeni cevaplar oluşturuyor. Ürettiğimiz teknoloji, bize yeni bir dönemin kapısını açıyor.

Böyle bir dünyada teknolojiyi konuşmak, yalnızca onun hakkında konuşmak anlamına gelmiyor. Teknolojiyi konuşurken insanı, tarihi, felsefeyi, edebiyatı ve kültürü de konuşmak zorunda kalıyoruz.

Bu yüzden Monolog’da farklı konu başlıkları görebilirsiniz. Aslında bunlar birbirinden kopuk konular değil. Teknoloji hepsinin içinden geçiyor ve aralarında bugüne kadar görmekte zorlandığımız bağlantıları belirginleştiriyor.

Ben de bu bağlantıların peşinden gidiyorum.

Bazen yapay zekâyı yazarken insan zihnine bakıyorum. Bazen kuantum bilgisayarları anlamaya çalışırken doğanın nasıl hesapladığını düşünüyorum. Bazen tarihe veya edebiyata dönüp bugünü daha iyi anlamaya çalışıyorum. Bazen de gündelik hayatımızda fark edemediğimiz küçük değişimlerin tetiklediği büyük dönüşümü sorguluyorum.

Farklı başlıklarda yazıyor görünsem de aslında yazdıklarım şu sorunun etrafında geziyor:

Teknoloji dünyamızı değiştirirken, biz nasıl değişiyoruz?

Bu, beni şu zor soruya götürüyor:

Böylesine değişen bir dünyada insan olmak ne anlama geliyor?

Monolog’da kesin cevaplar vermeye çalışmıyorum. Yazmak benim için düşünmenin bir yolu. Yeni bir konunun peşine düşüyor, araştırıyor, yazarken öğreniyor ve öğrendiklerimi kendi düşüncelerimle yeniden kurmaya çalışıyorum.

Bazen bir düşünce başka bir düşünceyi çağırıyor. Bir bilimsel keşif bir edebiyat eserine, bir teknoloji tarihsel bir olaya, bir algoritma insan zihnine bağlanıyor.

Monolog biraz da bu yüzden bir düşünce zinciri.

Yazdıklarımı seslendirerek Zihin Karmaşası podcastinde ve YouTube kanalımda paylaşıyorum. Yazarken zihnimde oluşan ama metne giremeyen düşünceleri, sildiğim paragrafları ve yazıların arkasındaki hikâyeleri ise Monolog Perde Arkası | Yazılmayan Paragraflar‘da anlatıyorum.

Bütün bunların merkezinde aynı şey var:

Değişen bir dünyayı anlamaya çalışmak.

Bunu yaparken kendime yeni bir bakış açısı kazandırabilir, okuyan veya dinleyen birinin zihninde yeni bir soru bırakabilirsem, Monolog amacına ulaşmış demektir.

Çünkü belirsizliğin arttığı bir dünyada belki de ihtiyacımız olan şey her soruya cevap vermek değil.

Bazen yalnızca durup düşünmek.

Monolog’a hoş geldiniz.


Haftalık Blog Yazılarımızı İlk Okuyan Siz Olun: Şimdi Abone Olun!



Yazar Hakkında

Hakan Tanar

Merhaba, ben Hakan Tanar. Bir blog yazarı ve podcast yayıncısıyım.

30 yıl boyunca satış ve pazarlama sektöründe faaliyet gösterdim ve 2023 yılında bu alandan ayrıldım. Yaşadığım deneyimler, hayatın farklı yönlerini görmemi sağladı. Bu deneyimlerden edindiğim kişisel görüşlerimi ve düşüncelerimi hikayeleştirerek Monolog’da paylaşıyorum.

Geniş bir yelpazede düşünce üretmeye çalışıyorum. Şunu çok iyi biliyorum ki, bir konuda ne kadar çok şey bilsek de bizi farklı düşünceler zenginleştirir. Çünkü bildiğimizi düşündüğümüz şeyler, aslında başka konuların içinde saklıdır; her şey birbirini tamamlar. Eksik kalan tarafımızı tamamlayan şeyler mesleğimize, çevremize ve sonuçta hayatımıza yansır.

Monolog, yüzeysel değil, daha derinlere inmeye çalıştığımız, düşünce deneyleri ve sorgulayıcı sohbetler bulacağınız bir kişisel blogdur. Bu platformda yazdıklarımı aynı zamanda Zihin Karmaşası podcast’inde ve YouTube kanalımda seslendiriyorum.

Her kavramın bir dönüşüm içinde olduğu bu çağda, paylaşmak hiç bu kadar önemli olmadı. Bu sebeple sloganımız: “Kişisel görüşler, düşünceler ve deneyimler.. Her şeyin dönüştüğü bir çağda, söyleyecek bir şeyim var.”

Her Pazar, tam da bu dönüşümün içinde, birlikte öğrenmenin keyfine varacağımız yeni bir içerikle düşüncelerimizi paylaşacağız. Eğer bu sohbetlerden bir fikir çıkıyorsa, Monolog amacına ulaşmış demektir.